Bir kaç gündür sağ dizinin üzerindeki morluk kalbimin altında bir yerimi hançerliyor.. Gece uykularımdan eden bir acı bu...
Bir treni beklerken kafamı kaldırdığımda etrafımı sarmalamış olan suskunluk ,insanların suskunluğu kabımdan taşmalar için sebepler yaratıyor...
Pazarın öğleden sonrası ayaklarımın beni bir tesadüfle götürdüğü panelde konuşmacının evde kullanılan arıtma sularının sağlığa olan zararlarını dinlerken aklıma hayatımızı alt üst eden laboratuvar hastalıkları geliyor....
Bugün tam şu dakika dünyada yedi yüz elli milyon insanın içecek suyu yok...
Oğlumun sağ dizinin üstü morarmış...
Darbeye bağlı bir morluk..
Gece bana uyku yok ...
Darbeye bağlı bir morluk..
Gece bana uyku yok ...
İki bin kırk yılına gelirken dünyanın yüzde kırkı içme suyu bulamayacakmış..
Bu dünyada hala birileri utanmadan sıkılmadan bir kilo kumaş için kırk kilo suyu heba edebiliyor...
Çıkıp bir şeyler haykırmak geliyor içimden...
Bir yerlerde birilerine çıkıp bir şeyler söylemek..
Bir yerlerde birilerine çıkıp bir şeyler söylemek..
Bu yol yol mu desem bu iş iş mi?
"Adam doğru söylüyor " diyip kafa sallayacaklar sonra her şey bir dakika sonra eski düzen...
"Adam doğru söylüyor " diyip kafa sallayacaklar sonra her şey bir dakika sonra eski düzen...
Karşı koltukta dudaklarını vişne rengine saçlarını saman sarısına boyatmış kadın "beni görüyorlar mı?" nın derdine düşmüş..
Koridorlarda çığ gibi bir nida her geçer gün artarak göklere yükseliyor.. Yeni milli marşįmız...
"Altı paket bez yara bandı 1 lira. İki paket beşş yüezz2...
Koridorlarda çığ gibi bir nida her geçer gün artarak göklere yükseliyor.. Yeni milli marşįmız...
"Altı paket bez yara bandı 1 lira. İki paket beşş yüezz2...
Alsam sarar mı yaralarımı?
Oğlumdaki morluklar geçer mi ?
Oğlumdaki morluklar geçer mi ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder